RAGIP NARİN İLE ÇOK ÖZEL!

Abone Ol :

RAGIP NARİN İLE ÇOK ÖZEL!

Son dönemin başarılı genç isimlerinden Ragıp Narin ile kralmuzik.com.tr olarak keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bizlere hem yeni şarkını hem de gelecek projelerini anlattı.

 

“İstanbul” isimli yeni single’ın öncelikle hayırlı olsun. Kısa sürede çok sevildi. Şarkıyla buluşman nasıl oldu?

 Söz ve müziğini yapan çok sevdiğim bir müzisyen arkadaşımın şarkısı “İstanbul”. Besteyi bana gönderdiğinde yoldaydım, Ankara’dan İstanbul’a dönüyordum. Öncesinde bana uygun olduğunu düşündüğüm şarkıları göndermesini istemiştim, o sırada bana birkaç şarkı gönderdi. Tam İstanbul’a girerken “İstanbul” şarkısını dinledim ve çok, ama çok etkilendim. Benim müzik evrenime çok uygun bir şarkı değil aslında “İstanbul”, ama dinlediğin anda etkileniyorsun. Bu şarkıyı kesinlikle okumak istediğime karar verdim. Aradım ve şarkıyı istediğimi söyledim. İşte “İstanbul”un hikayesi bu.

Stüdyo aşaması sizin için nasıl geçiyor? Nasıl bir süreç izliyorsun şarkıları hazırlarken?

Genelde stüdyo aşamasında çok eğleniyoruz. Can Yüce hem aranjörüm hem de arkadaşım, uzun zamandır kendisiyle çalışıyorum. Sevdiğim bir arkadaşımla sabahlara kadar gülüp eğlenip sohbet ettiğiniz zamanlar gibi oluyor genelde. Zaten ortada gerilimli bir durum olmadığı için dinleyiciye geçen samimi işler ortaya çıkıyor.

Birazda şarkının klibinden bahsedelim. Şarkının adıyla uyumlu buram buram İstanbul kokan bir klip izliyoruz. Çekimler nasıl geçti, klip fikri kimindi?


Tam düşündüğümüz gibi, şarkıyla iç içe geçen bir klip oldu. İstanbul çok özel, güzel ve etkileyici bir şehir; başka bir kentte çekilmesi zaten anlamlı olmazdı. Fikir menajerim Sinan Ufuk Nergis’ten geldi. Ben tek mekânda sabit bir görüntü ile bir klip düşündüm aslında. Menajerim, İstanbul’un doğal bir dekor, çok renkli ve güzel mekânları olduğunu hatırlatınca hemen ikna oldum. Böylece ortaya renkli, duygusal ve İstanbul’u tamamen fotoğraflayan bir klip çıktı.

Kendinize has bir ses rengin ve tarzın var. Sen kendi tarzını nasıl yorumlarsınız?

Kendime özgü bir tarzım var evet; kendim olmayı, gerçek olmayı seviyorum. Şarkılarımı yaparken de, giyinirken de, üretim halindeyken de bu hiç değişmiyor. İnsanın her alanda kendi olması çok zor, ama çok da güzel. Kendi şarkılarımı yaparken aslında ortada bir harman var; her cinsten, her tarzdan, her biçimden, her sesten şarkılar yapmak beni kendime daha çok yaklaştırıyor. Ben sadece “pop yaparım” ya da “şunu yaparım” demiyorum, öyle bir kaygım yok. Zaten “İstanbul” diğer şarkılarımdan oldukça farklı bir şarkı. İstanbul’u çok güzel ve kalpten yorumladım, tıpkı diğerleri gibi. Çok güzel geri dönüşler aldım şarkıyla ilgili. İçime işleyen her şarkıyı söylerim; keskin çizgilerim yok.

Orası çok farklı, çok büyük, çok sıra dışı bir dünya. Tüm dünyanın bir şeyler ürettiği, herkesin kendini kanıtlama çabası içinde olduğu bir dünya. Hem dünya hem de ülkemizdeki birçok sanatçının, üreticinin aktif olarak çalıştığı bir alan. Herkes bir şeyler üretmeye çalışıyor; ben de gezmeyi seven bir müzisyen olarak elimden geldiğince güzel şeyler paylaşmaya çalışıyorum. Bana iyi gelenin dinleyiciye de iyi gelebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle hem pozitif, hem duygusal, hem de samimi içerikler üretiyorum ve bu içerikler seviliyor. Bu sevginin en temel ve önemli sebeplerinden biri elbette samimiyet. Çok güzel bir kitlem var ve bu durumdan çok mutluyum.

 Dijitalleşen çağ ile son dönemde müzik çok farklı bir noktaya evrildi. Sende dijital alanda sosyal medya alanında çok başarılısın. Bunun müziğine, müzik kariyerine katkıları neler? Sen son dönemde müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsun?

Sosyal medyanın inanılmaz büyük bir etkisi var. Dijitalleşen çağ her alanı değiştirdi, dönüştürdü; kimi zaman keskin bir değişim olsa da eksik veya kötü değil. Artık insanlar şarkılarını sosyal medyaya göre yapıyor ya da şarkının bir bölümünü paylaşıp gelen tepkilere göre şekillendiriyor. Bu ve benzeri sebeplerden sosyal medyada güçlü olmak, insanların şarkıcınıza o mecra üzerinden yorum yapması ve video çekmesi, şarkının tutmasında çok önemli bir ölçüt. Benim sosyal medyada güçlü olmam birçok açıdan büyük bir avantaj; çıkardığım şarkılarda geniş kitlelere ulaşmamın sebeplerinden biri de bu. Bir şarkının viral olması için birçok faktör gerekiyor; PR, etkileşim, proje vb., ama bence biraz akışa bırakmak ve dinleyiciyi de duymak gerek.

Peki Ragıp Narin kimleri dinler, son dönemde eleştirdiğin yada desteklediğin isimler var mı?

Sektörde büyük bir rekabet var; pasta dilimi çok geniş ve herkes o dilimden biraz almak istiyor. Bu riskli çünkü çok fazla üretim var ve kaybolmak güçlü bir sorun. Sektörümüz maalesef çok sorunlu bir hale geldi, bu üzücü. İçerdeki kalabalıktan sıyrılmak zordu benim açımdan. Çok memnun değilim elbette, her müzisyen gibi. Eleştirdiğim bazı şeyler var, ama genel olarak saygı duymayı tercih ederim. Dinlemediğim müzik türleri, dinlemediğim şarkılar var; bunlar beni hiçbir şekilde çekmiyor; ne sözleri, ne müziği, ne aranjmanı. Ama keskin eleştirilerden kaçınırım, saygı duyarım. Desteklediğim isimler genellikle Türkçe pop yapmaya çalışan, iyi şarkılar üreten, kalıcı işler ortaya koyan kişiler. Onları çok destekliyorum.

Etiketler:

Abone Ol :