Deniz Seki'den Mektup Var!

Deniz Seki'den Mektup Var!

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza  İnfaz Kurumunda  tutuklu bulunan  Deniz Seki, hayranları ve sevdikleri için bir mektup kaleme aldı. İşte Deniz Seki'nin o mektubu;

 

1 Temmuz benim doğum günüm ve yine bir doğum günümde sevdiklerimden maalesef ki ayrıyım. Doğum günüm olması umurumda değil, çünkü yaşsız bir kadınım ben ama içimden geldi. Size sizi çok özlediğimi söylemek. O yüzden; HAYATIMA DOKUNAN, EN ZOR GÜNLERİMDE HEP YANIMDA OLAN HERKESEDİR BU MEKTUBUM…

Başta canım Ailem, Annem, Serdar’ım, Serkan ‘ım, onların şahane aileleri, Kıymetlim Faruk ‘um, menajerim dostum Özgür ‘üm, avukatım Naim ve Hazal ‘ım, çok değerli fanlarım (DSFC) bana destek veren yazılarıyla, yorumlarıyla kendimi güvende hissettiren gazeteci arkadaşlarım, çok değerli sanatçı dostlarım, meslektaşlarım, kıymetli radyocu arkadaşlarım, yapımcım Bülent Seyhan’ım, Yayın Evi İnkılap Ailesi Mensupları ve beni karşılıksız gönülden seven tanıyan, tanımayan gönülden dostlarım, arkadaşlarım kardeşlerim, tüm kader mahkumları arkadaşlarımı sabırla bekleyen ailelerine…

Özgürlüğümü çok özledim, çok özledim sımsıkı sarılmayı ve artık çok sıkıldım.  Güzelim ülkemin içinin kan ağladığı bu zor günlerde birlik, beraberlik ve kardeşlik zamanıdır şimdi hem de en köklüsünden.  “Bazı şeylerin adını sadece zaman koyar sen ne yaparsan yap, su akar sesini kader duyar. Benim en büyük dileğim henüz alfabesini bilemediğim kuramadığım cümlelerim…”  Artık gün saymak değil de , hayatları saymak daha kolay gelir oldu bana. Kavuşmamıza kaldı şunun şurasında 44 hafta. Benim mektubum sizin elinize geçene kadar 43 hafta.  Tıpkı SEZEN ‘imizin dediği gibi Hapishaneyi verimhane’ye dönüştürmeye çalışıyorum. Yakın bir tarihte yine İnkılap Yayın Evinden çıkacak bir şiir kitabının editörlüğünü yaptım. Yakında paylaşıcam sizlerle. Kitabın adı “Tuz”… Detayları sürpriz olsun. Her gün kütüphane, koğuş, , havalandırma arasında dokuyorum hayallerimi.  Yaz burada cehennem, nem almış başını gidiyor biliyorsunuz klimalıda değil ortamımız tabiri caizse yanıyoruz cayır cayır.  Olsun varsın geçer, geçer geçecek elbet …

Benimle ilgili gerekli haberleri ailem, nişanlım, menajerim ve avukatlarımdan alıyorsunuz zaten ama kendi sesimden duyuramadığım için size içimi kalemimle biraz hem içimi dökmek hem de hasret gidermek istedim aslında.
İyiyim diyorum ama memleketim bu haldeyken bu ASLA İYİ OLAMIYORUM TERÖRÜ LANETLİYORUM HEMDE EN YÜKSEK SESİMLE.  CANIM ACIYARAK İÇİM KAN AĞLAYARAK. KAHROLUN HEPİNİZ. ALLAH ‘IM HEPİMİZE SAĞLIK, BARIŞ, ÖZGÜRLÜK, BİRLİK VE BERABERLİK TÜRKÜLERİ SÖYLEYECEĞİMİZ NİCE BAYRAMLAR HEDİYE ETSİN BİZE (AMİN…)   Deniz kabuğunu kulağına dayadığında Deniz ‘in sesini duyar gibi olur ya insan Deniz kabuğunun hala Deniz ‘in sesini hatırlayabilmesi ne kadar büyüleyici. Bunca zamandır ayrı düşünmelerine rağmen Deniz ‘le arasındaki bağ ne kadar kuvvetli.

Siz benim Deniz’imsiniz. Bende sizin Deniz Kabuğunuz…  Kalın sağlıcakla.  Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.   Hee bu arada AİHM ‘e , 7 yıl sonrada olsa beni haklı bulduğu için çok teşekkür ediyorum.   “Bazı şeylerin adını sadece zaman koyar. Sen ne yaparsan yap. Su akar sesini sadece kader duyar…”   En kalbi duygularımla sizi çok seviyorum…

Deniz Seki

29.06.2016


29.06.2016