HABERLER

Kemal Doğulu'dan Olay Açıklama!

Güncelleme: 26.01.2015 10:01

cover

Kemal Doğulu: “Hiçbir zaman yaptığım işten memnun olmam, hep bir eksik bulurum. ‘Bu Tarz Benim’de 3-4 saat başkalarını eleştiriyorum ama kendimi 24 saat eleştiriyorum”

Yetenekle donatılmış, kalbinin güzelliği yüzüne yansımış çok özel bir adam Kemal Doğulu... Kuaförlüğe başladığı günden bugüne yaptığı iddialı işlerin hepsinde başarı kazandı. Fenomen program ‘Bu Tarz Benim’in dobra jüri üyesi olarak yükselişi sürüyor. O sadece başarılarıyla değil, güçlü karakteri, prensipli duruşu, kocaman yüreği ve fedakar dostluğuyla da çok farklı...

Yaptığın işlerin her biri çok iddialı ve özel yetenek gerektiriyor. Sendeki nasıl bir yetenek patlaması?

(Gülüyor) Hiçbirini planlayarak yapmadım; hepsi içgüdüsel... Kuaförken yapılan makyajları beğenmeyince makyaja başladım, kadınlar “Ne giysem?” diye soruyordu, styling’e başladım, fotoğraf çekmeyi severim ona başladım, klip yönettim, şarkıcılık yaptım, şimdi jüriyim ama hiçbiri hesapta yoktu. Çocukluktan beri tek idealim kuaför olmaktı, diğerleri tesadüfen gelişti.

Bu işlerin hepsinde başarılı olmak egonu yükseltiyor mu? “Özelim” diyor musun?

Özel olduğumu hiç düşünmedim, bunu düşündüğün gün bitersin. Hiçbir zaman yaptığım işten memnun olmam, hep bir eksik bulurum. Standart üstü bir şey yapmak için memnuniyetsiz ve mükemmeliyetçi olmak lazım. Ben çocukluğumdan beri memnuniyetsizim. Mesela çektiğim klibi herkes çok beğeniyor, ben ise “Böyle olsa daha iyi olurdu” diye karalar bağlıyorum!  ‘Bu Tarz Benim’de 3-4 saat başkalarını eleştiriyorum ama kendimi 24 saat eleştiriyorum.

Bugüne kadar yaptığın işlerde hep popülerdin ama ‘Bu Tarz Benim’le birlikte sokakta yürüyemez oldun. Bu ani değişim ne hissettirdi?
Ünüm sayesinde bir işim olmadı, işim sayesinde bir ünüm oldu. 20 yıldır bu piyasada çalışıyorum. Yolda yürüyemez hale gelmek, sevilmek beni mutlu ediyor ama şımartmıyor.

Yapımcılarımız Haluk Şirin ve Caner Erdem ‘Bu Tarz Benim’in büyük bir proje olduğunun farkındalardı ve oradaki üç koltuktan birini güvenmedikleri birine teslim etmezlerdi. “Bu koltukta senin oturmanı istiyoruz, aklımızda bir tek sen     varsın” dediler.

Kadir’le (Doğulu) aranızda “Vay be nerelere geldik” diye konuşur musunuz?

Hiç konuşmadık, olaylar o kadar doğal aktı ki... 
Zaman içinde benim de,     Kadir’in de ayrı kulvarlarda ekranda yerimiz oldu, çocukken bunlar aklımızda yoktu. Güzel olan aynı aileden iki kişinin plansız, programsız, hiç konuşmadan bu yere gelmiş olması.

‘Güzel olmak suç’

Yeni şarkılar geliyor, düetler  de var. Neler olacak?

Soner Sarıkabadayı’dan ‘Duygusal’ isimli çok güzel bir şarkı aldım, düzenlemesini Erdem Kınay yaptı. Murat Güneş ve Serhat Tekin’in birer şarkısı var. En geç martta çıkarmak istiyorum. Düet için Demet Akalın’la görüşüyoruz ama henüz netleşmedi.

Dudaklarının yapılı olduğu söyleniyor. Ne diyeceksin?

Bizim memlekette güzel olmak suçtur, estetikli damgası yapıştırırlar. Anamdan doğduğum gibiyim, sen biliyorsun. Diyet yapmam, spor yapmam, kendime özen göstermem, bu benim doğalım.

Sayacağım kelimelerin  sendeki karşılığı...Bu Tarz Benim: Milat, 
Ivana Sert: Tatlı,
Nur Yerlitaş: Canım,
Öykü Serter: Sevgilim,
Uğurkan Erez: Eski can dost

Ünlülerden kimleri tarz buluyorsun?

Kadınlardan Serenay Sarıkaya ve Gülşen. Erkeklerden de Murat Dalkılıç, Kenan Doğulu ve Murat Boz.

‘Asıl biz mağdur olduk!’

Bazı yarışmacılar rol yapıyor sanıyordum ama sete gelince baktım ki hepsinin doğal halleri!
Rol yapsan bir noktada patlarsın, karakterin er geç ortaya çıkar. 13 kadının birbirini beğenmeleri üzerine bir format kurulmuş. Sorarım sana, kadın kadını beğenir mi?! Mükemmel olsa bile bir kulp takar. Bu ortamda içindekini bastıramazsın, her şey gerçek olduğu için bizim program insanlara samimi geliyor.

İlk sezonda “Şu yarışmacıya kazandıracaklar” gibi birçok dedikodu çıktı...
Şehir efsaneleri...   
O kadar adil bir yarışmaydı ki hiç dedikodusu çıkmayan kızlar birinci oldu.

Jüri üyelerinin finalde olmaması çok tepki aldı. Buna hep sessiz kaldınız...
Orada olmamamızın sebepleri vardı. Mağdur etmiş gibi göründük ama aslında mağdur olan bizdik.
Tabi ki finalde kızların taçlarını takmak, yanlarında olmak isterdim
ancak şartlar     müsaade etmedi.

Yarışmacılar arasındaki tartışmalara nasıl sabrediyorsun?

Kamera önünde 16 kadın, bir  erkek var. Erkeğin kadına yaklaşımı çok önemli, seviyeli, kibar, saygılı olmalı. Bence kadın - erkek eşit değildir, kadınlar daha üstün ırk. Yarışmadaki genç kızları üzmemek, kırmamak lazım ama kendi değer yargılarımla çelişmeye başlarsam fikrimi belirtiyorum.

Sen hem çok zor beğenen, hem de dobra bir adamsın. Programda hiç “Çok üstüne gittim” dediğin oluyor mu?

Olmuyor çünkü çok adilim. Söylediğim her şeyin arkasındayım, hepsi gerçek. Haksızlığa tahammülüm yok ve ‘standart doğru’yu öne çıkarıyorum, lafımı saklamam. Kimsenin hakkını yemem, kimsenin hakkını da kimseye yedirmem. Neyse odur!

Nur Yerlitaş’la yıllar önce yaşadığınız polemik yeniden gündeme geldi. “Kavga etmişlerdi, şimdi iş için kanka rolü yapıyorlar” deniyor...
Seninle yıllardır arkadaşız, bizim bile gerginlik yaşadığımız oluyor. İnsan kardeşiyle, anasıyla, babasıyla da kavga ediyor. Nur’la zamanında olan polemik birbirimizi tanımadan yaşanmış yüzeysel bir olaydı. Olgun insanlar olarak bunu aştık, geçmişe değil ileriye bakıyoruz. Nur’u annem gibi görüyorum, öyle tatlı ve anaç ki...

O çok naif, yürekli, vicdanlı bir kadın, onu çok seviyorum.

bana güzel bir şey çal

HABERLER tümü »

  • cover
    Çağatay Akman: ‘Çek Silahını Daya Göğsüme’
    cover
    Sibel Can'ın Ege Turnesi Başladı!
    cover
    Sahne İstanbul’da Hakan Altun Rüzgarı!
    cover
    Polat Yağcı 3. Kez Baba Oldu!