HABERLER

Fatih Kısaparmak, Mehmet'in Gezegeni'ne Konuk Oldu!

Güncelleme: 16.03.2018 13:36

cover

Fatih Kısaparmak’ın konuk olduğu Mehmet’in Gezegeni, Kral TV - Kral FM ortak canlı yayınında ve aynı anda Kral FM facebook - Kral Müzik YouTube hesaplarından da canlı olarak yayınlandı…

Fatih Kısaparmak, Kral FM ve Kral TV ortak canlı yayınında, Mehmet’in Gezegeni programında vatani görevini yapmakta olan Mehmetçik için şarkılarını seslendirdi. 

"Seçiciyiz, seçici olmayanların geçici olduğunu gördük"

Gezegen Mehmet: Seni çok özledik niye böyle geç kaldın?

Fatih Kısaparmak: Bende çok özledim. Başta sen olmak üzere bizi izleyen dostlara şunu söylemek istiyorum. Ben buraya bu akşam Mehmet Akbay olarak değil, Mehmet Kısaparmak’ın konuğu olarak geldim... Fatih Akbay olarak geldim. 25 yılı aşkın bir dostluğumuz arkadaşlığımız, birlikte bir onurlu ve saygın bir duruşumuz oldu. Bunun için milyonların huzurunda sana bir kez daha tebriklerimi ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Gezegen Mehmet: Senin ağzından, senin kalbinden bunları duymak benim için bir şeref. Çok kıymetlisin... Hem benim nazarımda, hem milyonların nazarında çok değerlisin. İyi ki varsın, iyi ki buradasın!

Fatih Kısaparmak:  Ben böyle her taşın altından, hiç bir zaman çıkamamayı tercih edenlerdenim. Dolayısıyla kimseler yanlış anlamasın lütfen! Böyle her programa katılmıyorum. Seçiciyiz, seçici olmayanların geçici olduğunu gördük.

Gezegen Mehmet: Uzun zamandır ortada yoksun ama sanki dün bırakmışsın gibi formundasın nedir bu durum?

Fatih Kısaparmak:  Bizim bu ülkenin ortalamasından fazla bir hayatımız yok. Bizi izleyenlerin ekrana baktıkları yerdeyiz, onların durdukları yerden ekrana bakıyoruz.

"Türkülerimize dualarımızı koyalım, duaları türkülerle gönderelim"

Gezegen Mehmet: Bugün “Zeytin Dalı Harekatı’nda görev yapan komutanlarımız, subayımız, astsubayımız, uzman çavuşlarımız, er ve erbaş, özel harekat polislerimiz onlar için bu programı yapalım istedim. Türkülerimize dualarımızı koyalım, duaları türkülerle gönderelim istedim.

Fatih Kısaparmak:  Harika olur! Bende bu organizasyonun içinde olduğum için guru ve onur duyuyorum. Biz ülkemizin her kişisine ve her köşesine, ülkemizdeki her renge aynı muhabbeti besliyoruz. Hiç kimseyi bir diğerinden asla ayırmıyoruz. Biz bir bütün olarak, Türkiye olarak bu zorlu süreçte birleşme becerisini bir kez daha gösterdik. Bizde sınırlarımızı tehdit eden, vatandaşlarımızı tehdit eden her kim olursa olsun karşısına tek yürek olarak bugüne kadar çıktık, bugünde aynı duruşu sergiliyoruz.

Gezegen Mehmet: “Güneşi Biz Uyandırdık” şarkısının hikayesi nedir?

Fatih Kısaparmak:  1990 yılının bestesidir. Gerçekten güneşin doğuş saatlerinde üretilmiştir. Söz ve müzik naçizane bana ait... Sabaha kadar bağlama çalıp müzik yaptığımız gecenin sabahında, insanlar uyanırken güneşi biz uyandıralım dedik. Ve bu beste 6-7 dakika içerisinde sözüyle, müziği ile gelmiştir ve bitmiştir.

"Biz ozanlara düşen gördüğümüzü korkusuzca ama efendice yansıtabilmektir."

Gezegen Mehmet: Uzun zamandır ortada yoksun bu tercih neden?

Fatih Kısaparmak:  Bilinçli bir tercih... Zorlu bir süreçten geçiyoruz. Toplumsal değerlerimizin alabora olduğu Türkiye’nin amuda kalktığı bir süreçteyiz. Biz ozanlara düşen de gördüğümüzü korkusuzca ama efendice yansıtabilmektir. Ozanlık ayna olmaktır! Biz bu ülkede evlat yetiştiriyoruz. Bizim gidecek ikinci bir ülkemiz yok. Biz bu ülkeye kara sevdalıyız. Bizim mezarlarımız bu ülkenin toprağında kazılacak, çocuklarımız bu toprağın üzerinde büyüyecek. Biz bu ülkeyi laf olsun diye sevmiyoruz. Bunu 35 yıllık müzikal hayatımda şarkılarımla türkülerimle haykırdım.

Gezegen Mehmet:  Fatih Kısaparmak, türkülerinde durum tespiti yaparken, aynı zamanda yol da gösteriyor.

Fatih Kısaparmak:  Sanatçının tek silahı olur: Oda sazıdır, sözüdür.

"Oku göndermek için geriye çekersin ya, biz o ileriye fırlamak için geriye çekildiğimiz süreçteyiz."

Gezegen Mehmet: Düşmanımız dahi olsa, nefret dahi etsek doğru söylüyorsa hakkını verelim. En sevdiğimiz insan dahi olsa, onun için canımızı verecek kadar sevsek bile yanlış söylüyorsa, onunda haddini bildirelim. Biz şu anda doğru söyleyenleri dinlemiyoruz eğer düşmanımızsa, asla dinlemiyoruz. Dostumuzsa, yanlış söylese bile onun arkasında duruyoruz. Adaletin olmadığı yerde, düzen olmaz diyorum.

Fatih Kısaparmak:  Anadolu’da bir söz vardır: Boş kalan tarlada ayrık otu biter. Boş kalan tarla demek, adaletsiz tarla demektir. Bizim müzik piyasamız da şu an adalet yok. Telif hakları konusunda tam bir adaletsizlik var. Bu ortamda kenara çekilmiş değiliz, bestelerimizle biz geliyoruz. Oku göndermek için geriye çekersin ya, biz o ileriye fırlamak için geriye çekildiğimiz süreçteyiz.

"Sevdiğine sözü olan, bir kilim dokur."

Gezegen Mehmet: “Kilim” türküsünün hikayesi nedir? Nasıl çıktı bu şarkı sözleri müziği...

Fatih Kısaparmak:  Bu da 5-6 dakikada gelenlerdendir. Ben o tür durumlarda, kendimi sadece bir hoparlör olarak düşünürüm. Sevdiğine sözü olan, bir kilim dokur. İnsanlarımıza söylenecek iletilecek bir söz, bir mesaj var ise iletiriz. Bu türkü formundaki bestemiz, 5-6 dakikada gelenlerden. Sözü ile müziği ile... Güneydoğu Anadolu’da, yaşanmış bir hikayeden esinlenmiştim. Bir Yörük hikayesidir, oradan esinlenerek naçizane kaleme aldığımız, bestelediğimiz bir çalışma.

Gezegen Mehmet: “Allaha Emanet Olsun Türkiye’m” nasıl çıktı bu türkü?

Fatih Kısaparmak:  Bu hiç bir albümüzde henüz yer vermediğimiz bir çalışma, 2011 yılında yaptığımız bir çalışma. Bu şebnem hanımın, televizyon programına özgü bir çalışma, ama biz hiç bir albümde yer vermedik. Sadece onun programında seslendirmiştik. Bu içinde olduğumuz süreç ile çok örtüştü bu eser. Sözlerini Şebnem Kısaparmak  ile  birlikte yazdık, beste benim... Bu biraz marş gibi bir eser.

Gezegen Mehmet: “Bu Adam Benim Babam” bu şarkıda sözler sana ait... Buda 5 dakikada çıkmadı herhalde?

Fatih Kısaparmak:  Aslında türküler, şarkılar, şiirler uzun bir süreçte demlenir. Benim yüreğim bir demlik gibidir. Bugün senden bir şey duyarım, yarın başkasından bir şey duyarım, görürüm ve o demliğe atarım. O kelimeyi o kavramı, 3 hafta sonra, 3 ay sonra ondan bir şey çıkar. Onu ya şiir olarak seslendiririz ya da oturur besteleriz. Ve büyük jürinin, büyük milletimizin beğenisine sunarız. Bu topraklardan besleniyoruz, aslında onu anlatmaya çalışıyorum.

Gezegen Mehmet: Bu sadece benim babamı anlattığım bir şarkı değil, bu toprakların babalarını anlatıyorum. Bu sadece bir babaya yazılacak şey değil, bütün fedakar babalara yazılacak... her kelimesi bir babayı anlatıyor belki de. 

Fatih Kısaparmak:  Aynen öyledir.

"Ben, bu ülkeyi yudum yudum içenlerden biri olmanın avantajını ve şansını taşıyorum."

Gezegen Mehmet: Babada, annede eğitimci... Bunun katkısını mutlaka görmüşsündür.

Fatih Kısaparmak:  Alnında barış yazan, anne ve babanın evladı olarak büyüdüm. Memur çocuğu olarak, öğretmen çocuğu olarak ilkokulun, ilk 5 senesini beş ayrı şehirde okudum. Belki oradan edindiğim, o topraklardan edindiğim tohumlar gönül dünyamda, gönül toprağımda zamanla fideye döndü. Ben, bu ülkeyi adım adım, yudum yudum içenlerden, bilenlerden biri olmanın avantajını ve şansını taşıyorum.

Gezegen Mehmet: “Keke Eyvah” şarkısının hikayesi nedir?

Fatih Kısaparmak:  Bu şarkıda yaklaşık 22-23 yıllık türkü formundaki bestedir. Keke, bizim oralarda erkek kardeş anlamında bir kelime... Öylesine içimizden gelmiştir... Böyle bir türkü yapmıştık.

Gezegen Mehmet: Türkü söylerken ne hissediyorsun?

Fatih Kısaparmak:  Transa geçmek gibi bir şey bu herhalde! Şarkı söylerken ki adamla, şimdi ki benle aynı değil. Türkü söyleyen adam başka biri...

Gezegen Mehmet: “Benim için bu şarkının çok büyük bir önemi var” dediğin bir şarkın, türkün var mı?

Fatih Kısaparmak: “Bu Adam Benim Babam” türküsünün ayrı bir önemi var. Aynı zamanda “Kilim”inde “Kara Sevda”nın “Mor Salkımlı Sokak”, “Üzüm Karası Gözlerin” bunların ayrı bir önemi var.

Gezegen Mehmet: Peki, öksüz dediğin şarkıların var mı?

Fatih Kısaparmak:  Albümlerde, 12 eserlik repertuar yapıyoruz. Lokomotif bir iki eser ortaya çıkıyor ve arkadaki diğer vagonları çekip götürüyor. O arkadakiler, maalesef öksüz kalabiliyor. Lokomotifler akılda kalıyor. Bir çok albümde ben bunu yaşadım maalesef.

Gezegen Mehmet: Bir kaç soru var önümde, senin psikolojini çözebilmek adına, ruh halini anlayabilmek adına hızlı hızlı sormak istiyorum. Elinde sınırsız bir gücün olsa neyi değiştirmek isterdin?

Fatih Kısaparmak:  Yalanı dolanı, sahtekarlığı yok ederdim.

Gezegen Mehmet: Sahip olduğun neyi kaybetmek seni üzer?

Fatih Kısaparmak:  Sevdiklerimi... Hayatımı değil. Sevdiklerim hayatımdan daha önemli, daha değerli.

Gezegen Mehmet: Hangi özellikler seni bir insandan soğutur.

Fatih Kısaparmak: yalanı sahtekarlığı olan... Çıyanlardan ben hayatım boyunca hep nefret ettim... Bırak soğutmayı, nefret ederim. Ben nefretten, nefret eden bir adam olmama rağmen bu adamlar uzak olsun.

Gezegen Mehmet:  Bu mesleği yapmıyor olsaydın, Fatih Kısaparmak ne yapardı?

Fatih Kısaparmak:  Ben sanki... Gazeteci ve ya roman yazarı olabilirdim diye düşünüyorum.

Gezegen Mehmet: Var mı böyle yazma denemeleri?

Fatih Kısaparmak: Çok var. Edebiyat-Sanat dergilerinde şiirlerim, araştırmalarım, yayımlanmıştı yıllar önce. İki tane basılı kitabım var aynı zamanda.

Gezegen Mehmet: Kendinde en sevmediğin huyun?

Fatih Kısaparmak: Hayatı, çok fazla ciddiye alıyor oluşum, fazla detaycı oluşum. Bir de maskelerin arkasını göremeyişim. İnsanlara çok fazla inanıp güvenmenin bedelini ödüyoruz.

Gezegen Mehmet: Bir insanda seni etkileyen en önemli özellik nedir?

Fatih Kısaparmak:  Güvenilir olması.

Gezegen Mehmet: Hangi duygular seni, yaşadığını hissettirir?

Fatih Kısaparmak:  Sevmek, sevilmek... Bunlar ilkbahar gibi coşkular... İlkbahar güzeldir.

Gezegen Mehmet: Hayatta kazanmak için, en çok mücadele ettiğin şey ne?

Fatih Kısaparmak:  Hak, adalet...

Gezegen Mehmet: En üzüldüğün ve en mutlu olduğun anları hatırlıyor musun?

Fatih Kısaparmak:  En mutlu olduğum anlar, çocuklarımı kucağıma aldığım analardır. En mutsuz anlarımda canlarımı, sevdiklerimi toprağa verdiğim anlardır.

Gezegen Mehmet: “Seferberlik Türküsü” bu türkünün hikayesi nedir?

Fatih Kısaparmak:  Bu şiir 1980 ve ya 81 tarihinde, naçizane yazdığım bir eser. 80’lerde besteledim ve ilk albümde “Kilim” albümünde yer vermiştim. Rahmetli dedemin, bir sefer hadisesi vardır onu anlatmışlardı, o hikayeden çok etkilenmiştim. Öyle dolmuştum, onun kağıda boşalımı böyle olmuştu. Yaklaşık 40 senelik bir şiirdir bu, uzun yıllar demlenenlerden...

Fatih Kısaparmak:  Ben konserlerden inerken hep şunu söylüyorum: “Bu akşam lütfen gidin, başınızı yastığınıza koyun ve kendinizi dinleyin. Vicdanınızla baş başa kalın... Yüreğinizin dehlizlerine inin, orada sadece sevgiyi bulun.” Diyorum ve iniyorum.

Gezegen Mehmet: Geçmişten günümüze, Fatih Kısaparmak türkülerini bir albümde toplasak, yeniden düzenlesek, sonra bu albümle birlikte bir konser serisine başlasak nasıl olur?

Fatih Kısaparmak:  Yoracaksınız beni yeni baştan, hayırlısı olsun... Her şeyin hayırlısı olsun

 

Fatih Kısaparmak'ın konuk olduğu programın tekrarı Pazar günü saat 21:00'da Kral TV'de yayınlanacak.

Programı ayrıca Kral grubunun resmi YouTube kanalı Kral Müzik sayfasından da izleyebilirsiniz...

bana güzel bir şey çal

HABERLER tümü »

  • cover
    Sibel Can’dan Yaz Turnesi!
    cover
    Serkan Kaya’dan ‘Mega Bebeğe Nazar Duası!
    cover
    Hakan Peker’den Yeni Şarkı Sürprizi!
    cover
    Özcan Deniz'in Acı Günü!
    cover
    Ebru Yaşar Tatvan'da Konser Verdi!