HABERLER

'Akıllı Telefonlarla Artık Hayat Pornografik!'

Güncelleme: 15.10.2014 09:40

cover

‘Felsefenin Tesellisi’ gibi çok satan kitapların ünlü yazarı Alain de Botton’un ‘The School of Life’ı, Bilgi Üniversitesi’nde kendi yaptığı ilk dersle başlattı. Botton, akıllı telefonların bağımlılık yaptığını ve herkesin kendinden star yarattığını söylüyor

Ünlü yazar Alain de Botton, bütün dünyada verdiği  ‘The School of Life’ (Hayat Okulu) derslerini İstanbul Bilgi Okulu ortaklığıyla İstanbul’a taşıdı. Botton’un geliştirdiği ‘Sakin kalmayı nasıl başarırız’, ‘Nasıl fark yaratırız’, ‘Aşkın halleri’, ‘Kendine güven nasıl sağlanır’ gibi başlıklarla, hayata dair günlük tüyolar veren dersler Aralık ayı sonuna kadar isteyen he gruptan insanın katılımına açık olacak. Dün ilk dersi bizzat veren Button, hayata dair her şeyi konuşabileceğiniz, interaktif ve sorgulayıcı bir okul yapısı kurmuş. Yani bu derslerde hem derin travmalarınıza gidebilir, hem hiç farkında olmadığınız düşüncelerinizi keşfedebilir, hem de grup halinde paylaşabilirsiniz. Dersten sonra ise Botton’a sorularımızı sorduk...

- Kuzey Avrupa kökenli bir yazarsınız. ‘School of Life’ için geliştirdiğiniz metotlar bütün dünya için etkili olabilir mi özellikle Akdeniz insanı için?

Türkiye ve Türk insanı her türlü bilgiyi almaya çok meraklı, dışarıdan gelen yabancı bir şeyi yadsımıyor. Ben evrensel insan doğasına inanıyorum. Yerel farklar tabii ki var, ama dinamikler çoğu yerde aynı. Bence ‘The School of Life’ın büyüsü de burada yatıyor. Tamamen uluslararası hedefli bir organizasyon. Birçok ülkede varız ve her ülkenin kendi tepkimelerini gözlemliyoruz. Bence bu konuda sorun yok.

- Akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri neler değişti size göre. Bu ‘Selfie’ meselesi neden bu kadar büyüdü?

Tanınmayan insanlar da, izledikleri figürler gibi yıldız olma güdüsü taşıyor. Akıllı telefonlarla herkes kendinden star yaratıyor. Herkesin kendini hayatın merkezin koyma güdüsü var. İnsanlar telefonuna bir mesaj geldiğinde hemen önemli bir havaya bürünüyor. Kontrol etmezse hemen çok önemli bir şey kaçırabilirmiş gibi.... Şu anda röportajı telefona kaydediyorsunuz, bir mesaj gelse pardon deyip bakacaksınız belki de. Telefonlar hem pornografi hem de bir uyuşturucu etkisi yapıyor. Çünkü pornografi de uyuşturucu da insanlar için ‘iyi olmadığını’ bilseler de son derece cezbedici şeyler. Bugün akıllı telefonlarla yaşadığımız bu. Ve bu noktada da  akıllı telefonlar kesinlikle bağımlılık yapıyor. Bu makineler, yaşam alanını daraltıyor ve sizi bir tünele koyuyor, belli bir inç’lik alana hapsedebiliyor.  Bu arada etrafınızda önemli şeyler oluyor ve bunu kaçırıyorsunuz.

Türk yıldızlar ya çok yerel ya da kültür ithalatı yapıyor

- Türkiye’den herhangi bir magazin figürü tanıyor musunuz?

Birkaç politikacı ve yazar tanıyorum Türkiye’den çok fazla film yıldızı ya da müzisyen tanıdığımı söyleyemem. Çünkü özellikle müzik konusunda ya çok yerel tatlara hitap ediyorlar ya da müzik ithalatı yapıp Amerikalı starların aynısı olmaya çalışıyorlar. Onların kendi yıldızları var zaten. Mesela burada inanılmaz derecede ünlü birini ele alalım. Bir şehirde sokakta bile yürüyemiyor ancak kilometrelerce öteye gittiğinde tanınmıyor bile. “Amazing star of Turkey” (Türkiye’nin müthiş yıldızı) olarak anons ediliyor, ama bir başka ülkede isimleri bile bilinmiyor. Onlardan dünya starı gibi bahsetmenin bu durumda bir anlamı yok. Ayrıca yerel bir yıldız olmak çok güzel. “Keşke İtalya’da hiç filmim gösterilmese, en azından orada tatil yapabilsem” diyen ünlüler var.

 

‘Ünlüyüm ama rock star gibi yaşamıyorum’

- Felsefeyle uğraşan biri olarak, sizin de dünya çapında hiç azımsanamayacak bir hayran kitleniz var. Kendi şöhretiniz konusunda ne düşünüyorsunuz?

Benimki Jennifer Lawrence’ınkiyle kıyaslanınca gerçekten çok önemsiz kalıyor. Sokakta rahatlıkla yürüyebiliyorum, kimse beni durdurmuyor. (gülüyor) Bu yazar olmanın iyi bir yanı sanırım. Bir yazar olduğunuzda rock starlar gibi yaşamanız gerekmez, daha sessiz bir yaşam seçebilirsiniz. Ama kendi kitleniz de sizi tanır. Bu yazar olmanın belki de en iyi yanı. Çünkü günün sonunda insanlara bakıp onları rahatlıkla gözlemleyebilmeniz, onlar hakkında kafa yormanız gerekiyor. Bunu çok ünlü biri olarak yapamazsınız.

- Bu konuda dersler veriyorsunuz . Ama sizin kendinizi hiç sosyopat gibi hissettiğiniz zamanlar ya da yıllar boyu konuşmacı olarak çok yerde olmanıza rağmen tutuk hissettiğiniz anlar oluyor mu?

Hissetmiyorum dersem yalan olur. Özellikle yazmak için yalnızlığa ihtiyacım oluyor.  Yani evet. Ama bence kesin olar bir şey var ki, biz ‘School of Life’ı başlattık çünkü, fikirler ancak insanlar birbiriyle paylaşınca, iletişim halinde olunca daha etkili oluyor.

‘Dizileri izlemiyorum çünkü severim diye korkuyorum’

- Kişisel bir soru sorarsam, birçok makalede yazıldığı gibi ABD’de ve İngiltere’de televizyon dizileri altın çağını yaşıyor. Siz evde dizi de izleyen bir adam mısınızdır, herkes gibi alışkanlıklarınız var mı?

Aslında ‘Breaking Bad’ ya da HBO dizilerini izleyemiyorum açıkçası büyük çoğunluk için. Çünkü yeterli zamanım yok. Ama bunu isterdim. Belki bir gün... Yani bu dizilerden hoşlanmadığım için değil izlersem çok sevmekten korktuğum için izlemiyorum.

‘Jennifer üzerinden çıplaklığı sorguluyoruz’

- Dünyadaki popüler figürler bizi nasıl etkiliyor. Neden Jennifer Lawrence’ın neden çıplak fotoğraf çektiği, bütün dünyada günler boyunca konuşuluyor?

Rol modeller ve yıldızlardan yaratılan kahramanların her adımına karışabileceğimiz gibi bir yanılsama var. Ve aynı şekilde Jennifer Lawrence da bundan dolayı özür dileyebilecek, açıklama yapmak zorunda hissedecek duruma geliyor. İnsanların her zaman rol modelleri vardır. Belki ben Jennifer Lawrence gibi olmaya çalışacağım ya da Jennifer Lawrence gibi bir sevgilisi olmasını isteyecek. Kahramanlar yaratmayı ve onların her adımını takip etmeye çalışıyoruz.  Bu Hollywood starları için farklı bir form alıyor. Hem onlar hakkında soru sorma hakkını buluyoruz kendimizde hem de aynı zamanda biz çıplak olmakla ilgili sorun yaşıyoruz ve kendimizi onlar üzerinden sorguluyoruz.

‘İngiltere’de Twitter’a haber için bakılmıyor’

- Medyanın günlük hayatımızda başrol olduğunu söylüyorsunuz. Bununla tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Birkaç tane büyük ana başlık var, dünyada gündemler hep bunun üzerinden ilerliyor. Neler olup bittiğini oradan alıyoruz. Bu muazzam bir güç. Neden politikacılar gazetecileri hapse koyuyor. Çünkü gazeteciler güçlü. İyi gazetecilik yapmak için iyi bir ortama ihtiyacınız. Peki iyi gazetecilik nedir? Bu da temel bir soru.

- Türkiye ve dünyada sosyal medya kullanımı konusunda fark var mı size göre?

Burada sansür olduğu için sosyal medya çok daha etkili bir araç. İngiltere’deTwitter’a ya da Facebook’a bugün kaçırdığım çok önemli bir şey oldu mu diye bakmazsınız, onları zaten büyük medya kuruluşlarından almışsınızdır bazen yanlış bir anlatımla da olsa. Sadece ve ne var ne yok diye bakarsınız. Türkiye’de sosyal medya iyi bir amaçla kullanılıyor.

KAYNAK: GAZETEVATAN.COM

bana güzel bir şey çal

HABERLER tümü »

  • cover
    'Müslüm' Rekordan Rekora Koşuyor!
    cover
    Başak Dalveren'den Sürpriz Düet!
    cover
    Deliler Filmi 23 Kasım'da Vizyon'da!
    cover
    Sibel Can'a İzmirlilerden Sevgi Seli!