HABERLER

Öncel Oziçer Yazdı"Sen Sanki Aynısın"

Güncelleme: 30.01.2015 10:06

cover

Ünlülerin eski fotoğraflarına ağzımız açık şaşkın şaşkın bakarken kendi fotoğraflarımızı neden hatırlamıyoruz acaba?

Onlar değişti de biz yerimizde mi saydık?

Son ‘şoke edici’ fotoğraf, Kıvanç Tatlıtuğ’un ortadan ayrık fönlü saçlı ve gözlüklü hali idi.

Bir de tombiş tombiş o yanaklar böyle...

Şimdiki haline bakarsan aradaki fark inanılmaz.

Adam aynı adam ama işte kilo ve tarz farkı ne kadar önemli demek ki... Kendi fotoğraflarınıza bir bakın, çok değil sadece bir kaç yıl önceki haliniz bile bugünden  çok daha taze ama aynı zamanda demode değil mi?

Saçımıza, kılığımıza bakıp bakıp güldüğümüz az mı görüntü var elimizde?

Hele şimdi kadınlardaki dümdüz, otoyol kalınlığında tek tip kaş modası var ya...

Onların ileride bu tuhaf kaşlarla çekilmiş fotoğraflarına bakıp bakıp utanacaklarını şimdiden görüyor gibiyim. “Ne yapalım canım o zaman öyle modaydı” diyecekler, ama bir yandan da kendilerine çok gülecekler.

Yakışan yakışmayan herkes kaşını Angry Birds gibi yapınca yüz ifadeleri de hemen hemen aynı oldu.

Instagram’da bakıyorum Ayşe, ama Aysel’in hesabında... Çünkü o aslında Ayşe değil meğer Aysel imiş! Ama kaşlardan herkes o kadar ikiz gibi görünüyor ki...

Botokslar, dolgular, dövmeli kaşlar... Gerçekten güzel ama tek tip oldu bütün kadınlar...

Gelirken herkes kahraman

Tolga Karel memleketin en itici, en antipatik adamı olmak için adeta özel bir çaba içerisinde. Sahi neden bu adam böyle?

Ayrıldığı eşi ve çocuğunun annesi için bir Instagram fotoğrafının altına olmadık şeyler yazdı. Karısını küçük düşürücü, rendici edici, küçümseyici sözler.

Ayıp ayıp!

Bu vesileyle geçen gün sosyal medya hesaplarımda bir ki söz karalamıştım, onu sizinle de paylaşayım istedim. Ayrılık sonrası sanki onca zaman aynı yolu beraber yürümemiş gibi bir anda düşman kesilen çapsızlara benden gelsin... (Ben bu konuda genel olarak şanslı bir kadınım, onu da belirtmek isterim.)

“Beraberken her şey çok güzel..

Sadece senin ilişkine ait bir tılsım değil o...

Bir kere bunu bil..

Öyle coşkulusun ki onun adını sanını dövme bile yaptırırsın, o da seninkini..

Her tür zorluğu beraber atlatırsınız... Beraber yaşlanırsınız... O seni korur kollar... Sen de onu...

Ne güzel!

Ama arada aklına şöyle bir şey düşerse tetikte ol.. “Şimdi iyiyiz ama bir gün ayrılırsak bu ortadan toz olur...”

Tam tersi olursa da rahat ol: “Şimdi iyiyiz ama bir gün giderse, gidersem, ama ona ihtiyacım olursa, o koşar gelir, hiç düşünmez...”

Bak budur mihenk taşı... Dinle sen beni...

Gelirken herkes iyi, herkes korumacı, herkes kahraman..

Sen, gittiğinde de gözünün yaşına kurban olacak olanı bul... Aşk meşk biter...  Minnet, kıymet, şükran... vefa kalır... Bu, yanına kar kalandır...

Geliyor terlik

Türkçe’yi düzgün konuşan son nesil bizdik herhalde.

Düzgünden kastım geviş getire getire konuşmuyoruz en azından.

Yeni nesil gibi...

Ekrandaki yarışmalara bakıyorum, kendi çevremdeki ergenlere bakıyorum ve “doğru konuş çocuk doğru konuş!” diye bağırmak istiyorum. Hayır, anne babaları da rahatsız olmuyorlar demek...

Böyle az önce baygınlık geçirmiş, şuuru daha tam açılmamış gibi, narkozdan yeni çıkmış gibi, ağdalı ağdalı bir konuşma stili...

Ş, C ve Ç ler S olarak söyleniyor bir de...

Ve bunun bir tarz olduğunu düşünüyorlar. Bir de özgüvenle edepsizliği fena halde karıştırıyorlar.

Bu durumdan başta aileleri sonra da eğitmenleri sorumlu... Özellikle özel okullarda “özgür bireyler yetiştiriyoruz” deyip çocukları çayıra salıyorlar ve Mevla’nın kayırmasını bekliyorlar.

“Yane bennn bunu geleSek ve TürkSe adına Sok tehlikeli buluyorum taam mııaa?!!”

bana güzel bir şey çal

HABERLER tümü »

  • cover
    Gökhan Kırdar'ın Sağlık Durumu ile İlgili Son Dakika Bilgisi!
    cover
    Gökhan Kırdar, Yoğun Bakıma Alındı!
    cover
    Yıldız Tilbe’nin "Yıldızlı Şarkıları"
    cover
    Muazzez Abacı'dan Sahnede Çifte Kutlama!