HABERLER

Berkay'dan Samimi İtiraflar!

Güncelleme: 04.04.2016 15:38

cover

Bay İddia Makamı Berkay: ''Bir gün herkes Berkay dinleyecek''

Yüzüne de söyledim ben özgüvenin böylesini az gördüm. “Gel senin üzerinde test edelim, beni bir kere canlı dinle bir daha benden asla vazgeçemezsin” diye tutturdu. Bu tezden hareketle her canlının ölümü tadacağı gibi bir gün Türkiye’de herkesin Berkay dinleyeceğini düşünüyor. Berkay dendikten sonra başka isimlerin söylendiği günlerin ise çok geçmişte kaldığını söylüyor. “Çoktan unutuldu” diyor. Geçtiğimiz hafta piyasaya çıkan beşinci albümü AraBest’de Ahmet Kaya’dan Müslüm Gürses’e, en damar arabesk şarkıları tekrar yorumlayan Berkay iki yıllık sessizliğini Sibel Arna ‘ya bozdu.

Sibel ARNA
*******************************************

Hazırsanız kayda başlıyorum.

-Şu saatten sonra tüm söylediklerin kayıt altında diyorsun.
Sorgulamaya gelmedim. Benim derdim sizi anlamak üzerine…
-Ne güzel ben de kendimi anlatmaktan nefret ederim. İki yıldır ilk kez röportaj veriyorum. Çünkü kimseye kendimi kanıtlama ve af dileme telaşım yok. Belki çok ukalaca gelebilir ama insanların önyargılarını değiştirmeye ihtiyacım da yok. Ne düşündükleri zerre umurumda değil. Çok stabil bir çevrem var ve bana yetiyorlar.
Evet sizi yakından tanıyanlar gerçekten çok seviyor. Bir de sahnede çok iyi olduğunuzu söylüyorlar…
- Kim söylediyse doğru söylemiş. Beni bir kere sahnede dinlersen hep bana gelirsin. Bu konuda mütevazı olmayacağım, sahnede çok iyiyim. Kolay değil, 16 yaşından beri sahnelerdeyim. Ben müziğimi dinleyen insanların bana inandığına eminim. Biz okeyiz yani, dinleyicim ve ben. Onlar beni anlıyorlar. Bu yüzden fazladan anlatmama gerek yok. Anlamayan umurumda değil. Yaklaşık iki yıldır, haftada iki-üç konser veriyorum. 50 bin kişiye konser verdiğim de oluyor, 700-800 kişilik mekanlarda da çıkıyorum. Her gittiğim yeri silme dolduruyorum.
Disiplinli misiniz?
-Çok. Ve hiyerarşiye de inanırım. Rahat ve dağınık bir adam gibi görünüyorum ama aslında çok düzenli bir adamım ben. 13 yıldır aynı bankacıyla çalışıyorum, 11 yıldır aynı orkestra ile çalışıyorum, 3 yıldır aynı spor salonuna gidiyorum. İlişkilerim hep uzun sürdü. Şu anki 1,5 yıla yaklaşıyor. Ondan önceki dört yıldı, ondan önceki beş yıldı. Dostlarım değişmez. Düzgün hayattan yanayım. O yüzden dışarıdan yeni birine ihtiyacım yok. Yeni birini tanımaya kendini ona anlatmaya, onun eksilerini kendi bünyemde sindirmeye falan ihtiyacım yok.
Ne kadar snob bir duruş bu?
-Evet öyleyim ve bundan hiç rahatsız değilim.
Albümdeki teşekkür yazınızda “Hayatta en iyi yaptığım şey şarkı söylemek demişsiniz” İkincisi ne?
-Spora karşı bir yeteneğim var. Masa tenisi, basketbol, futbol hepsini çok iyi oynarım.
Ankara’da doğmuşsun, İzmir’de büyüdün, İstanbul’da olgunlaştın… Bu şehirlerin herhangi birinde çileli yıllar yaşandı mı?
-Hayır mutlu bir adamamım ben. Annemle babam hala birbirlerine aşık. 60 yaşına geldiler hala elele geziyorlar. Çok tuhaf geliyor bana ama birbirlerine aşkım böceğim diye hitap ediyorlar.
Şanslı bir adam mısınız?
-Hiç değilim. Çok ama çok şanssız bir adamım.
Bence de öyle…
-Ya düşünsene ben 2011’de 9 ayrı ödül almışım… Şarkılarım dillerde…

Ve kariyerinde bir magazin bombası patlıyor…
- Ben geçen sene tam 137 konser verdim önemli olan bu.
Bu arabesk albümü neden yaptınız?
-Kendim için yaptım. Ben şarkıcıyım, yorumcuyum. Popçu olarak tanımlanmam çok salakça. Bu şarkıların hepsi benim playlistim. Gece dışarı çıkmayı sevmem, arkadaşlarımla bir masada oturup sekiz saat muhabbet etmeyi severim. Orada dinlediğimiz şarkılar bunlardır. Aslında herkes efkarlanınca arabesk dinler, dinlemiyorum diyen de yalan söylüyordur. Hoşlanmıyorum diyen de gizli gizli seviyordur. Bence arşivlik bir iş oldu.
Genel olarak ülkede arabesk yükselişte mi sizce?
-Evet. Çünkü arabesk dinleyen kitlenin özgüveni yerine geldi, artık rahat rahat dinlediğini söylüyor.
Siz bu albümle kitleleri arabesk ile barıştıracağım mı diyorsunuz?
-Hayır bir gün herkes Berkay dinleyecek diyorum. Çünkü benim işim iyi şarkı söylemek ve kendimi geliştirdikçe geliştiriyorum.
Yine albüm yazısında başına hashtag koyarak dinleyicilerine gençler diye seslenmişsiniz. Sizi bir tek gençler mi dinliyor?
-Hayır ben kendimi duygu ve tecrübe olarak yaşlı hissediyorum. Kalbimin yeterli seviyede olgunlaştığını düşünüyorum.
Benden gayrısı gençtir mi diyorsunuz yani…
-Duygu bazında öyle… Yaşadığım ilişkilerde son derece derine iniyorum.
Peki yine o gençlere “Sizin beni dinlemeniz karanlıkta ışık oldu” demişsiniz… Neydi sizin karanlığınız?
-Benim karanlığım inatçılığım. Ben kendimi anlatmamaya inat ettim. Çünkü kendimi biliyorum. Bir şey çalmadıysan sana hırsız diyorlarsa anlatmaya çabalaman boş. Çünkü insanlar sana hırsız dediklerinde mutlu oluyorlar. 137 konserin 136’sı dolu, biri boş, onu konuşmaktan mutlu oluyorlar. İnsanlar  olumsuzluğu konuşmayı seviyor. Bunun için ben karanlıkta kendimi anlatmaktan vazgeçtim. O sırada şarkılarım vardı. Şarkılarım benim tek çıkışım oldu. Mis gibi şarkılarımı söyledim, insanlarda benim konserlerime gelip, benim albümümü alıp, şarkılarımı söyleyip, ödüller almama vesile oldukları için bana ışık oldular. Hepsinden binlerce kez razı olsun.
Sence kariyerinde patlayan o bomba unutulacak mı bir gün?
-Bu ülkede neler unutulmadı ya. Olayın üzerinden geçmiş üç yıl, tabii ki unutulacak.
Gün gelecek Berkay dendiğinde bugün söylenenden bambaşka bir şey ilk olarak söylenebilecek mi?
-Bence şu an öyle.
Bence değil.
-Senin fikrin saygı duyarım.
Şu an ne deniliyor sence Berkay denince?
Benim şu anda sadece şarkılarım konuşuluyor. Bir adam 2 buçuk yıldır hiç televizyona çıkmayıp hiç röportaj yapmayıp nasıl listelerde 2 numara olur? Bir numarada Tarkan ve ikide ben, üçte Sezen Aksu.
Unutuldu diyorsunuz yani…
-Tabi ki sen bir gazetecisin senin beynin her şeyi hatırlıyor. Senin kafanla normal bir insanın kafası bir değil. Senin işin unutturmamak. Zaten bu yüzden röportaj vermek istemiyorum. Ama ben unutulduğunu insanların bana olan davranışlarından anlıyorum. Üç aydır çok önemli bir marka ile reklamlarında oynamam için flörtleşiyoruz. Bu önemli bir gösterge.
Karanlık günlerinde ruh sağlığından endişelendiğiniz, eyvah kafa gidiyor diye paniklediğiniz oldu mu? Çünkü manavdan elma aldığın biri haber oluyordu…
-Tabii 7/24 kamera ışığı tepemdeydi. 7 ay çok özel birinden çok özel bir destek aldım. Sürekli gidip konuştum. Kariyer planlamamı da birlikte yaptık. Instagramda paylaştığım yazıdan, okuduğum kitaplara kadar o yön verdi. O benim daha sakin bir adam olmamı sağladı. Eskiden daha sinirliydim.

Son olarak hayattan ne öğrendiniz?
-1.İnsanlara hayır demeyi bileceksin. 2. İnsanların seni eleştirmesine izin verip, umursamayacaksın.

Görebileceğin en güzel erkek ayağına sahibim

Süslü bir erkek misin?
-Asla. Şort, tişört, parmak arası terlik benim işim. Mayıs 15 başlarım, Eylül 15’e kadar bu üçlüyü üniforma yaparım. Menajerlerimle bu yüzden kavga ediyorum. Bütün kış eşofmanla geçiyor.
Sahnede?
-Sahne kılıklarımı çok önemserim. Sıradan bir şey asla giymem.
Kısa paça pantolonlardan ve her daim çıplak ayaklardan belli oluyor? Kokmuyor mu o ayaklar?
-Çorap giyiyorum, görünmeyeninden. Benim ayağım da kokmaz ayrıca. Görebileceğin en güzel erkek ayağına sahibim. Bak şimdi arayayım manikürcümü ilk beş güzel erkek ayağı söyle diyeyim.
Onun adı pedikür?
-Tamam işte. Manikür pedikür işte ikisine de gidiyorum. Benim ayağımı ilk 5’e garanti girer.
Kaç dövmeniz var?
-20. Ve hepsi Allah’la ilgili. Çünkü en çok Allah’ı seviyorum. Hepsinin ana fikrinde şükretmek var. Allah’a, sevdiklerimin varlığına, bugün yediğim ekmeğe suya şükretmek…
En çok neye para harcıyorsunuz?
-Parfüm, ayakkabı, saat. Muhasebecim yolladığım parfüm faturalarına şoke oluyor.
Sakalını ne için kesersin?
-Kesmem. Askerlikte kestim bir daha da kesmem. Sakal bence erkeğin tek aksesuarı. Sırma saçlı olduğum için sakalım çok önemli.
Evlat isterse?
-Deli misin hemen yarın. 3-5 çocuk en büyük hayalim. Allah’a bakma imkanı verirse 7 çocuk bile yaparım.
Fiziksel olarak en çok nereni beğeniyorsun?
-Sakallarımı. Gözlerim de fena değil. Ama genel olarak yakışıklı bir adam değilim bence. Sadece şeytan tüylüyüm. İkna edemeyeceğim kimse yok. Herkesin olmaz gözüyle baktığı projelere ben gidince beceriyorum. Ağır abi iş adamı tayfası da sever beni. Çünkü ben doğru davranan bir adamım.

Kız arkadaşım 23:30’dan sonra sokakta gezemez

Dünya güzeli bir kız arkadaşın var. Mankenlik yapıyor… Neden hiç magazin malzemesi olmuyorsunuz?
-Öyle yaşamıyoruz çünkü.
Ama sosyal medyada birbirinizin fotolarını paylaşıyorsunuz… Acaba eski sakız hala tatlı olduğu için mi yeni ilişkin insanlara cazip gelmiyor?
-Hayır. Biz beş katlı evden dışarı çıkmıyoruz. Hakan-Gizem Hatipoğlu, Buse Terim-Volkan Bahçelikapı, Murat-Merve Dalkılıç, Tugay-Etkin Kerimoğlu, Demet Akalın-Okan Kurt toplaşıp sofralar kurup eğleniyoruz. Hakan Altun’da benim bestimdir. Onla da haftada bir yemeklerimiz oluyor. Sinemaya bile gitmiyoruz. Benim evde 600 filmlik bir arşivim var, kendi sinema odamızda izliyoruz. Spor odamızda sporumuzu yapıyoruz. Evde club-barım da var. Orada eğlenip, dans edebiliyoruz. Biz hep evimizdeyiz. Malzeme vermiyoruz.
Nasıl kadınlara aşık oluyorsunuz?

Kadının duruluğunu seviyorum. Her şeyi çok bilen, çok konuşan ve hareketli kadını sevmem. Daha sakin olmalı. Benim eksiklerimi tamamlayan kadın severim ama hayatın çemberinden geçmiş kadınla uyum sağlayamam. Bir de sigara içen bir kadınla asla beraber olamam. Dont!

Maço musunuz?
-Biraz. Dozajında kıskancım. Kız arkadaşım bensiz yemeklere gidebilir ama 23:30’dan sonra ben yanında yoksam dışarıda gezemez, bara gidemez.
Gösteriş seviyor musunuz? Kız arkadaşınıza sevgililer gününde 365 gül göndermişsiniz…
-Ben değil ama o seviyor böyle şeyleri. Ve hakkediyor da. Daha yaşı 23 olgunlaşmasına zaman var ama hissediyorum Özlem doğru kadın.

SEN NEYMİŞSİN BE BERKAY

*** Türkiye’nin yeni Papermoon’u olmaya aday, Zorlu’nun kuytu mekanlarından Le Beron’da, menajeri Özgür Aras eşliğinde buluştuk. Spordan çıkmıştı fresh ve dinamik bir şekilde oturdu masaya. Hatta önce oturamadı, “bir saatin fiyatını sorup gelebilir miyim” diye izin istedi ama sonra çevre masalardaki takım elbiseli iş adamlarına selamlaşmalar araya girdi, saat kaynadı, gidemedi.
*** Ha bir de parfüm şişesi ile duş almış kadar buram buram ve mis kokuyordu.
**** Ne yalan söyleyeyim röportajdan çıktıktan sonra kulağımda MFÖ’den “Sen neymiş be abi” çalmaya başladı. Sözlerini Berkay’a şöyle uyarladım: “En hit pop şarkılarından sonra, en güzel arabesk albümünü de sen yaptın, en güzel ayaklı erkek sensin, çalmadığın enstrüman, yapamadığın spor yok, mis gibi kokar, sakallarınla büyülersin, en iyi aşık sensin, 365 tane gül gönderirsin, seni sahnede bir kere dinleyen bir daha başka kimseye gidemez. Sen neymişsin be BERKAY”
**** Yemek yemeği de yedirmeyi de çok seviyor. Herkes tok olmasına rağmen masayı donattı.

bana güzel bir şey çal

HABERLER tümü »

  • cover
    Özcan Deniz'in Acı Günü!
    cover
    Ebru Yaşar Tatvan'da Konser Verdi!
    cover
    Koray Avcı Şiir Kitabı Çıkarıyor!
    cover
    Murat Kurşun'dan Çocuk Cinayetlerine Tepki!