Tuna Velibaşoğlu İle Çok Özel!

Tuna Velibaşoğlu İle Çok Özel!

Tuna Velibaşoğlu ile kralmüzik.com.tr olarak keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Müzisyen, gelecek projelerinden yeni şarkısı "Unutma Sakın"a kadar bir çok konuda sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

 

 Yeni solo çalışmasınız “Unutma Sakın Beni”nin hikayesini bizimle paylaşır mısınız ?

 Eser sevgili dostum ve değerli bir müzisyen arkadaşım Bülent Ünal' a ait. Bülent yıllarca bir çok önemli orkestrada gitarist ve geri vokal olarak rol oynamış biri; hatta halen Haluk Levent ile birlikte çalışmakta. Bir dönem Haluk Levent, Ogün Sanlısoy gibi ünlü isimlerle çalışmış organizatör ve menajerlik yapmış ortak arkadaşımız Gizmo (Gizem Utku) Bülent' in prodüktörü olmam için bizi bir araya getirmişti. Bülent'in albüm kayıtları esnasında çok iyi arkadaş olduk ve dostluğumuz yıllara yayıldı. Albüm kayıtlarının bitmesine yakın Bülent kendini daha akustik ve sade bir şekilde ifade etmek istediğini belirtince yaptığımız şarkıları rafa kaldırdık. İlk aşamada kayıt ettiğimiz 5 şarkı vardı ve bunlardan 3 tanesi tüm arkadaş grubumuzda çok sevilen eserlerdi. Geçtiğimiz yıl üzücü bir şekilde Gizem' i kaybettik. Gizem bu şarkıları çok severdi ve çok inanırdı, Bülent'le birlikte onun hatırasını yaşatmanın en iyi yolunun bu şarkıları çıkarmak olduğunu düşündük. "Unutma Sakın Beni" hepimizin ilk göz ağrısıydı bu yüzden ilk olarak onunla başladık, yakın zaman içerisinde diğerlerini de paylaşacağız.

 

Yeni şarkıya klip ne zaman gelecek ?

 İçerisinde bulunduğumuz pandemi şartları dolayısıyla kalabalık çalışma ortamları gerektiren tüm faaliyetleri askıya almış durumdayız. Bu şarkıya güzel bir kısa film çekmeyi çok istiyoruz. Şartlar elverişli olduğu anda çalışmalara başlayacağız.

 

 Gelecek projeleriniz arasında yeniden bir single mı yoksa albüm düşünceniz var mı ?

 Pandemi süreci tüm müzisyenler için ileriye dönük ve kalıcı planlar yapabilmeyi zorlaştırıyor. Açıkçası ben de önümü tam olarak göremiyorum. Bu yüzden biraz gelişine vuracağım demek doğru olur sanırım. Birden fazla proje yapıyoruz ve hiç bir planımız yok :)

 

 Dünya olarak zor bir süreçten geçtiğimiz şu günlerde Pandemi döneminde siz neler yaşadınız ?

 İlk başlarda büyük bir karamsarlığım yoktu açıkçası, olaya biraz Nil Karaibrahimgil gibi bakıyordum :) İnzivaya çekilmek, üretmek, yenilenmek, hatta plan yapmak için iyi bir fırsat olduğunu, insanlığın bunun üstesinden gelebileceğini düşünmüştüm. Haliyle kimse yıllarca okuduğu distopik senaryolardan birini yaşayabileceğini düşünmüyor. Sonrasında olayların gidişatı, devletlerin politikaları ve ekonomik gidişatlar dolayısıyla bir umutsuzluk hakim olmaya başladı. Her olumsuz süreçten büyük ölçüde etkilenen bir sektörün evlatları olmak yıllarca ciddi antrenmanlar yaptırmış olsa da bize, canlı müzikten ve sahne sanatlarından bu kadar ayrı kalmak çok hazırlıksız yakaladı hepimizi.

 

Bu zorlu süreci nasıl verimli hale  getirme şansınız oldu mu ?

 Bunun cevabı verimin tanımına bağlı sanırım. Herkesin ölçeği farklıdır bu konularda muhtemelen. Yakın çevrem ve ekip arkadaşlarım süreci iyi yönettiğimi düşünüyorlar ama benim ölçeğim biraz acımasız, daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

 

 Düet çalışmaları son dönemde müzikseverler tarafından çok seviliyor. Sizin buna bakış açınız nasıl,böyle bir proje var mı aklınız da ?

 Düet konusu yeni ve saldırgan müzik tanıtma savaşları yüzünden içi boşalmış, anlamını yitirmiş bir kavrama döndü sanırım. Yaşım dolayısıyla bana ifade ettiği şeylerden çok uzakta geliyor artık. Çok isterdim ticari kaygılardan uzak, sadece istediğimiz için bir şarkıyı söylemeyi; Ortaçgil'le, Teoman'la, Livaneli'yle, Sezen Aksu'yla ...

  

Son dönemde ülkemizde Rap müzik oldukça yükselişte...Pop sanatçıları bile bu sound üzerinden ilerliyor artık... Sizin Rap müzik ile aranız nasıl ?

 Tüm yazarların metinsel zekalarına ve kendine has tarzları olmasına hastayım. Herkesin kendi ayrı dilinin olması, görsel sanatlarda kaygısızca izledikleri yol ve zorladıkları sınırlar hepimiz için ders niteliğinde. Aralarındaki yarış çok sert ve bu onları her geçen gün daha iyiye zorluyor. Dinlemek için tercih ettiğim bir tarz olmasa da felsefi olarak hayranlıkla takipteyim.

 

 RÖPORTAJ : DENİZ RÜYA ÖZDEMİR